İçeriğe geç

Yusuf Tekin İstifa

Önceki gün Urfa Siverek’te, dün ise Maraş’ta gerçekleşen saldırılar, AKP’nin 25 yıla yaklaşan iktidarının ve onun eğitim anlayışının bilançosudur.


Yaşananlar anlık olaylar olarak görülemez. Sorun alelade bir güvenlik sorunu değildir.

Çocukları canavarca katliamların faillerine dönüştüren karanlık, adım adım ve bile isteye örgütlenmiştir.

AKP iktidarında toplumsal çürüme en yüksek boyutlarına ulaştırılırken, her yıl eğitim kalitesinin daha da kötüleşmiş, öğretmenler güvencesizleştirilmiş ve itibarsızlaştırılmış, bireycilik toplumsal ihtiyaçların yerini almış, gerici ajandalar ana belirleyen haline gelmiştir.

Özellikle mevcut bakan Yusuf Tekin döneminde ifrada varan uygulamalar, okulları okul olmaktan çıkarmış, öğrencileri başta çeteler ve tarikatlar olmak üzere sömürü altına itmiştir.

MESEM ile öğrenciler, eğitim alan değil neredeyse bedavaya emek gücüne el konan çocuk kölelere dönüştürülmüştür.

Bakan Tekin’in sivil toplum örgütü diye adlandırdığı gerici tarikatlarla ve cemaatlerle yapılan protokoller çocukların zihin dünyasını altüst etmiş, laiklikten arındırılan eğitim süreci modern niteliğini tamamen yitirmiştir.

Başta Ülkü Ocakları olmak üzere, mafya ve çete bağlantılı kişilerin okullarda faaliyet yürütmesi teşvik edilmiş, bunlar öğrencilere “rol model” olarak sunulmuştur.

Eğer bir an önce müdahale edilmezse gelecekte çok daha büyük sorunlarla karşılacağımız kesindir.

Türkiye’nin bu karanlıktan bir an önce kurtulması şarttır.

Çocukların güvenle okula gidebileceği, topluma faydalı olacak şekilde gelişimlerini sürdürebilecekleri nitelikli bir eğitim alması ülkenin varlığını sürdürmesinin de ön koşuludur.

Gidişatı tersine çevirmenin ilk adımı ise sorumluların hesap vermesidir.