Savaşın Sorumlusu NATO’dur

NATO Savunma Değil, Savaş ve Provokasyon Örgütüdür

Bölgemizde bir süredir tırmanan gerilim, Rusya’nın Ukrayna’daki askeri noktalara yaptığı hava operasyonlarıyla birlikte silahlı çatışmaya evrilmiştir. Bu askeri gerilimin uzaması ve daha büyük çaplı bir savaşa dönüşmesi, Türkiye dahil tüm bölge ülkeleri için yıkıcı sonuçlar doğuracaktır.

Yaşanan gerilimin başlıca sorumlusu ABD emperyalizmidir. Ukrayna’da 2014’te ABD destekli Maydan darbesiyle iktidara gelen gerici güçler uzun süredir içeride ve dışarıda tehlikeli adımlar atmakta, provokasyon çıkarmaktadır. Neo-Nazilerin iktidara ortak olduğu Ukrayna emperyalist savaş aygıtı NATO ile ortak askeri tatbikatlar yapmakta, NATO’ya üye olmak için çabalamaktadır.

NATO’nun doğuya doğru genişleme politikasının Rusya’yı hedef aldığı açıktır ve Rusya’nın bunu kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendirerek karşı adımlar atması kimse için sürpriz olmamıştır. Göstere göstere gelen tehlike karşısında NATO blokunun Ukrayna’yı kaderine terk etmesi de kayda değerdir. NATO’nun üye ve müttefiklerine gerçek anlamda hiçbir koruma sağlamadığı, savunma değil savaş ve provokasyon örgütü olduğu bir kez daha meydana çıkmıştır.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Donbass bölgesinin statüsüyle ilgili olarak Sovyetler Birliği’nin ulus politikasını hedefe koyması ise NATO’nun kışkırtmaları gibi tehlikeli sonuçlar doğurmaya adaydır. Sovyetler Birliği, büyük ve karmaşık bir coğrafyayı on yıllarca bir barış ve kardeşlik coğrafyası olarak tutabilmiştir. Bölgede son 30 yıldır yaşanan gerilimlerin tümü Sovyet sosyalizminin ortadan kalkmasının ürünüdür. Sovyet düşmanlığının dış politikadaki karşılığı yayılmacılık, milliyetçilik ve militarizmden ibarettir. Sovyet mirasının Doğu Avrupa’daki ABD işbirlikçisi karşı devrim rejimlerinin ardından Rusya tarafından da hedef alınması ve Sovyet karşıtı söylemlerin somut dış politika tercihlerine dönüşmesi, insanlığa felaketten başka bir şey getirmeyecektir.

AKP iktidarının Ukrayna’daki Amerikancı iktidarın yanında saf tutması ve NATO’yu göreve çağırması kabul edilemezdir. Amerikancı ve gerici karakteri gereği kendisinden bekleneni yapan AKP, Türkiye’yi de uğursuz ve sonu felaketle bitecek bir rol oynamaya sürüklemektedir. Türkiye derhal NATO’dan çıkmalı, bu emperyalist savaş aygıtının yarattığı gerilimlerden uzak durmalıdır. Bölgemizde barış, ancak ABD emperyalizmi ve onun güdümündeki savaş aygıtı NATO’nun buradan sökülüp atılmasıyla mümkün olacaktır.

Kahrolsun ABD emperyalizmi ve işbirlikçileri!

Kahrolsun NATO!

Barış için sosyalizm!