Emperyalizm Yenilecek Direnen Filistin Kazanacak!

Geçtiğimiz hafta İsrail tarafından Filistinlilere yönelen, sivillerin ve çocukların ölümleri ile sonuçlanan canice saldırılar ne yazık ki şaşırtıcı değil. İsrail yönetimi başta Kudüs olmak üzere Filistin’i Filistinlilerin yaşayamayacağı bir toprak parçası haline getirmeyi hedefliyor.

Yaşananın karşılıklı çatışma olduğu veya daha da abartılarak İsrail’in meşru müdafaada bulunduğuna ilişkin tüm yorumlar yanlıştır ve işgal güçlerine hizmet etmektedir. Gerçekte var olan ise bir işgal ve bu işgale karşı ülkesini savunan yurtsever Filistin halkıdır. İşgalciler her zaman gayrimeşru, işgale direnenler ise meşrudur. Filistin halkı tartışmasız olarak meselenin haklı tarafıdır.

Gerçekler bu kadar açıkken İsrail’in etnik temizlik üzerine kurulu politikalarının sürdürülebilmesinin nedeni ise emperyalizmdir. Emperyalist çıkarlar bunu gerektirdiği için Filistin halkı yalnız bırakılmakta, fanatik dinci ve milliyetçi saldırganlığa karşı sesler cılız kalmaktadır.

İşgale başından itibaren tam güçle destek veren, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki konumu olmak üzere siyasal, ekonomik ve askeri sopalar kullanarak Filistin halkının yalnızlaştırılmasına neden olan başat güç emperyalist Amerika Birleşik Devletleri’dir. ABD’nin Demokrat Partili başkanının geçtiğimiz gün itibarı ile İsrail’le 735 milyon dolarlık silah anlaşmasına onay vermesi ortaya konan tüm özgürlük palavralarına karşın işgal destekçisi kirli konumun sürdürüleceğinin önemli bir kanıtıdır.

Uzun yıllardır ülkemizi yöneten siyasal İslamcı iktidarın konumu da sanıldığının aksine Filistin halkının karşısında, işgalcilerin ise yanındadır. Filistin konusu gündeme her geldiğinde üst perdeden konuşan, herkesten çok davaya sahip çıktığını iddia eden AKP en gerilimli dönemlerde bile İsrail’e karşı gerçek bir aksiyon almamış; aksine Filistinli çocuklara bombalar yağdıran İsrailli savaş pilotlarını Türkiye’de eğitmeyi de kapsayan askeri iş birliğini korumuştur. Birliktelik ekonomik alanı da kapsamaktadır. 2020 yılında Türkiye İsrail’e 4,7 milyar dolarlık ihracat yaparken, 1,4 milyar dolar da İsrail’den mal ve hizmet ithal etmiştir.

Emperyalizm başta Filistinliler olmak üzere Orta Doğu halklarının kanı ile beslenirken siyasal İslamcılar da işbirlikçiliklerini yüksek sesle söyledikleri yalanlar ile gizlemeye çalışıyor. Öte yandan iki yüzlülük nedir bilmeyen devrimciler ise Filistin direnişine can taşıdı hep. Türkiye’ye Filistin davasını anlatmak için köy köy dolaşan da oldu, bizzat direnişe katılarak hayatını ortaya koyan da. Filistin halkının kurtuluş mücadelesi başından beri Türkiye’nin emekçi halkının özgürlük kavgası ile birlikte anıldı. Böyle de devam edecek.

Çünkü biliyoruz, emperyalist güçler Orta Doğu’dan kovulana kadar hiçbirimize rahat yok.

Görüyoruz, ne kadar tartışsalar da Türkiye’yi yönetenler ile İsrailli dinci gericiler terazinin aynı kefesinde yer alıyorlar.

Her gün yaşıyoruz, sömürenler ortak olduğu gibi sömürülenlerin de çıkarları ortak.

İşte bu nedenle Filistin halkının direnişini kendi direnişimiz olarak görüyor, Filistin davasını kendi davamız olarak sahipleniyoruz.

Söz veriyoruz. Filistin halkının daima yanında olacağız. Orta Doğu’nun emperyalistlerden kurtarılması için Türkiye’de devrim ve sosyalizm mücadelesini zafere ulaştıracağız.

Kahrolsun Emperyalizm!

Yaşasın Direnen Filistin Halkı!

Emperyalizm Yenilecek Direnen Filistin Kazanacak!