İçeriğe geç

Türkiye’yi Savaşa Sokmanıza İzin Vermeyeceğiz

ABD-İsrail ikilisinin İran’a emperyalist saldırısıyla başlayan savaş bir haftadan uzun süredir devam ediyor. Emperyalist kibrin öngörülerinin aksine İran, liderinin ve çok sayıda üst düzey yöneticisinin katledildiği koşullarda haklı direnişini sürdürüyor.

İran’a emperyalist saldırının amacı, Ortadoğu’yu tamamen teslim almak. Minab’da ilkokul bombalayarak çoğu 7-12 yaş arası kız çocukları olmak üzere 165 sivili katleden, müzakerelerde somut ilerleme kaydedilirken savaş başlatan, İran’ın saldırı hazırlığında olduğu iddiasının yalan olduğunu bizzat kabul eden ve tüm küstahlığıyla “Yeni lideri biz seçeceğiz” diyen emperyalistlerin İran halkının özgürlüğünü ya da bölgemizin huzur ve güvenliğini umursamadığı açık. Bölge ve dünya barışına yönelik tehdit İran’dan değil emperyalistlerden gelmektedir. İran’ın emperyalist saldırganlık karşısındaki direnişi tümüyle meşrudur.

İran’ın direnci karşısında yalpalayan ve dağınık bir görüntü veren ABD emperyalizmi, ilk günden bu yana bölgeyi çok kanlı bir boğazlaşmaya sürükleyebilecek provokasyonlardan ve bu suça ortak olacak işbirlikçi arayışından geri durmuyor. İran’ın ötesinde Ortadoğu’nun farklı ülkelerinde Şii topluluklar açısından önem taşıyan bir konumda bulunan Ali Hamaney’in ailesiyle birlikte katledilmesi bu türden bir provokasyondur. Kürtler ve diğer etnik topluluklar üzerinden dolaşıma sokulan ve medya manipülasyonlarıyla oldubittiye getirilmeye çalışılan ABD silahıyla parçalanma senaryoları da ilgili toplulukları Amerikan çıkarları için kurban etme girişimleridir. Alenen İran halkına karşı suç anlamına gelecek bu planlar, Kürtlerin de İran ve Ortadoğu’daki diğer etnik ve ulusal toplulukların da vicdanında asla kabul görmeyecektir. Bu çirkin senaryolarda “fırsat” gören tüm unsurlar Amerikancı ve halk düşmanıdır.

Bölgedeki devletleri ve devlet olmayan farklı güçleri emperyalist savaşa sürükleme girişimleri Türkiye’yi de hedef almaktadır. Geçtiğimiz hafta İran’dan atıldığı belirtilen bir balistik mühimmatın düşürülmesi esnasında savunma füzesi parçalarının Türkiye topraklarına düşmesi üzerinden çıkarılan gürültü ve kimi hükümet yetkililerinin İran adına kasıt içermediği açık olan bu olay üzerinden gerilim yaratma çabası not edilmelidir. İktidar medyasında İran’a yönelik düşmanlık pompalayan ve ABD’yi yenilmez bir güç olarak gösteren haberlerin de tesadüf olmadığı ortadadır.

Kimileri iktidarla organik bağ taşıyan kimileri de açıkça operasyon elemanı olan farklı unsurların Türkiye kamuoyunu savaşa hazırlama çabaları da gözlerden kaçmamaktadır. Olası bir göç dalgasını durdurmak için İran’ı karadan işgal etme önerisinin halkımızı ABD-İsrail stratejisine ikna etmeye yönelik sinsi bir girişim olduğu açıktır. Keza farklı sosyal medya platformlarında açık ya da anonim kimlikli hesaplarca köpürtülen mezhepçi ve etnik milliyetçi kışkırtmalar da Türkiye’yi ABD taşeronluğuna sürüklemeye yönelik psikolojik savaş hamleleri olarak görülmelidir. İran’ın emperyalizme ve Siyonizme direndiği için hedef alındığı koşullarda ilkel mezhepçi kışkırtmaların, İran’ın etnik çeşitliliği üzerinden tartışmaya açılan parçalanma senaryolarının, İran’daki hatırı sayılır Azeri nüfusu üzerinden pompalanan yayılmacı Turancı propagandanın ve emperyalistlerin de kaale almadığı Pehlevi’ye alternatif olacak Türki kökenli hanedan fantezilerinin hiçbiri ciddiye alınmayı hak etmemektedir. Ancak bunların sistematik olarak gündemde tutulması, ciddiye alınarak bertaraf edilmesi gereken tehlikeli oyunlara işaret etmektedir.

ABD ve İsrail, bölge ülkelerini İran’a karşı emperyalist savaşa ortak etme çabasında. Hedeflerden biri de Türkiye. Ülkemiz savaşa sürüklenmek istiyor. Türkiye’nin kardeş İran halkına karşı savaşa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.

İran, emperyalizmin ve Siyonizmin planlarına direndiği için hedef alınmaktadır. Sosyalistlerin önünde ikinci, üçüncü, beşinci bir yol bulunmamaktadır. Tek yol emperyalizme direnmektir, emperyalizme direnişin güçlenmesi ve devrimcilerin bu direnişin en ileri ucunu temsil eder hale gelmesi için mücadele etmektir. Türkiye’nin bu haksız emperyalist savaşa ortak edilmesine engel olmaktır.

Türk ve Kürt emekçileri İran’la savaş istemiyor. Halkımızın, gençlerimizin Amerikan çıkarları için kurban edilmesine izin vermeyeceğiz.