İçeriğe geç

Yaşasın Emekçi Kadınlar!

Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü karşı-devrim iktidarının derinleştirdiği yoksulluk, gericilik, çeteleşme ve kadın düşmanlığı altında ama tüm bunlara rağmen mücadele kararlılığıyla karşılıyoruz.

Patronların partisi AKP, yerli-yabancı patronları ve emekçi halkın boğazını sıkan finans tekellerini memnun etmek için sömürüyü derinleştiriyor, bize ait ne varsa gasp ediyor. Sömürüyü derinleştirdikçe kadınlara daha çok saldırıyor. İktidar da biliyor ki, kadınları susturmadan emekçileri teslim alamaz. Kadınları zapt etmeden soygun ve sömürüyü derinleştiremez. Tarikatıyla, çetesiyle suç şebekelerini desteklemeleri, emekçi halkı kadın düşmanlığıyla zehirlemeye çalışmaları bunun içindir.

8 Mart haftası içinde dahi kadın cinayetleri haberleri aldık. Üzgünüz, öfkeliyiz.

Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in istismarına karşı yıllardır adalet arayan, “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” diyen Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. İstismarı raporlarla sabit olan Ayhan Şengüler AKP yargısınca korundu, adalet arayan bir kadın ve çocuğu tarikat karanlığı karşısında savunmasız bırakıldı. İstismara uğrayan bir kadın ve çocuğunu korumayan iktidar, istismarcı cinayet şüphelisinin olmayan itibarını dert ediyor, meclis tutanaklarında adını sansürlüyor, adının geçtiği haberlere erişim engeli getiriyor.

Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra ile aynı gün aynı adı taşıyan Fatma Nur öğretmen de çalıştığı okulda katledildi. Sömürü düzeni gençleri geleceksizleştiriyor, düzen ancak suçla ayakta tutuluyor, şehirlerimizde çeteler kol geziyor. Gençlerimiz çetelere, uyuşturucu batağına, yozlaşmaya sürükleniyor. Suçu cezasızlıkla ödüllendiren, gençlerini çetelere iten düzen gençlerimizin hayattını karartırken kadınları da hayattan koparıyor.

Öfkeliyiz ama aynı zamanda kararlıyız ve umutluyuz. Kadınların AKP gericiliğine ve sömürü düzenine teslim olmayacağını biliyoruz. Kadınları ve çocukları aramızdan alan tarikat karanlığından, çetelerden, sömürücülerden hesap soracağız. Laikliği mutlaka kazanacağız.

Tüm kadınları, çocukları, gençleri tarikatların ve çetelerin elinden kurtaracağız. Sigortasız çalıştırılan, hakkı gasp edilen, iş cinayetleriyle katledilen emekçilerin, çocuk işçilerin hesabını soracağız.

Filistin’de, Lübnan’da, Yemen’de, bugünse İran’da ölüm saçan emperyalistlere karşı mücadele edeceğiz. İran’ın Minab kentinde ABD tarafından katledilen kız çocuklarının hesabını soracağız. Suriye’de emperyalizmin ve Siyonizmin uşağı HTŞ çetelerinin fidye ya da istismar için alıkoyduğu, katlettiği Alevi kadın ve çocukların hesabını soracağız. ABD’yi ve NATO’yu ülkemizden mutlaka kovacağız.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü mücadeleyle karşılıyoruz. Şiddete, sömürüye, gericiliğe karşı mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

Yaşasın 8 Mart!